Yaş aldıkça yol kısalır ihtiyarlıkta,
Hastalıklar limanına demir atarsın.
Geçmişe özlemle için için çürür,
Heybendeki anılarla avunur, kanarsın.
O aynada gördüğün, sen değilsindir,
Dakikalar, saatleri yutar hızla.
İlkbaharın çoktan kışa dönmüştür,
Şarkılarda kendini ararsın umutla.
Kırgınlıkların artar, kızgınlıkların da,
Her şeyi içine ata ata ağlarsın.
Kelimeler yığılır söyleyemedikçe,
Kor düşer yıllara, usul usul yanarsın.
Çığlık olur sustukların birer birer,
Dilsiz, dudaksız hüsranla titrer.
Bir iki damla yaş süzülür,
Harfsiz kalır, yüreğindeki acıyla söner.
Ve bir sabah uyanırsın ansızın,
Tüm aynalar susmuş, gözlerin yoktur.
Kendi sesine bile yabancı kalırsın,
Bir elveda dahi düşmez dudaktan… unutur.
Sonra yavaşça silinir adın zamandan,
Bir takvim yaprağı gibi sessizce kopar.
Ne seni soran kalır, ne de hatırlayan,
Bir boşluk kalır senden… yalnız resminde susar.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili dostum, biliyorum… bu yolları yalnız yürümek ne kadar zor. Ben de kendi aynamda, kendi yalnızlığımda seni gördüm. Her yaş aldığımızda, zamanın ağır yükünü hissederiz; kaybettiklerimiz, unutamadıklarımız, sessizce yanan yüreklerimiz… İşte bu şiir, sadece benim değil, belki de senin sessiz çığlığının bir yankısı. Her dizeyi okurken kendi içinden bir parça bul, susma, hatırla… Ve unutma: Yalnızlık bir yükseklik de olabilir; bazen en net gökyüzü yalnızlıkta görünür.
9 Ocak 2022 / Pazar / Bartın