Şiirden geriye kalan satırlar:
Üşüyen kaldırım değil be okur… üşüyen sensizliğin ta kendisi.
Beklemek var ya… insanı karanlığa değil, karanlığı insana alıştırır.
Kaldırımlara söz geçmez; çünkü onlar her gün yüzlerce yalnızlığı taşır.
Şiirden geriye kalan satırlar:
Üşüyen kaldırım değil be okur… üşüyen sensizliğin ta kendisi.
Beklemek var ya… insanı karanlığa değil, karanlığı insana alıştırır.
Kaldırımlara söz geçmez; çünkü onlar her gün yüzlerce yalnızlığı taşır.
KALDIRIMLAR
Üzerine basılan taş gibi hissiz,
Yumruk kadar yüreğin,
Hatıralara gölgen kazınmış,
Her yerde ayak izin.
Üşüyor kaldırımlarda,
Sineme sinmiş sesin.
Kimsesizler yatıyor şuramda,
Sakın ola senin yerine geçmesin.
Kabullenemem bir başkasını,
Anlamazsın sen çırpınmanın çaresizliğini.
Ne kadar çok bekledim,
Üzerime sarkan bu karanlıkta gelmeni.
Yürüdükçe acı veriyor kaldırımlar,
Bir yar gibi mezar taşımda.
Ben bu sokaklarda öleceğim,
Asın beni duvarlara, asırlar boyunca.
Sözüm geçmiyor kaldırımlara,
Artık yüreğimi kanatmaktan vazgeç.
Ayak izlerin sokağımda,
Dün erken, yarın çok geç.
Bu hikâyeye uzaktan bak sen,
Evsiz barksız geceleyenler,
Islanmayı iyi mi sanırsın, sırılsıklam perişan?
Parke taşı kaplı çamurlu sokaklarda sefiller.
Kaldırımlar dar gelir,
Yan yana yürüyelim desem,
Patlak topla oynayan bebeler,
Sarılmak yakar bizi, istemem.
Yitirdim ne varsa elimde avucumda,
Kalk diyor bir ses, kalk, okunuyor ezanlar.
Sıradağlar gibi geçiyor önümden,
Benim meskenim kaldırımlar.
Halil Kumcu
14 Haziran 2013 / Saat: 15:08 / Cuma / Bartın
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.