Yüreğine hiç güneş dokundu mu?
Ne kaldı geriye, hiçten avuçlarında?
Secdede sakladığın selam ve dua,
Toprağa ekilerek dertlendi ta doğduğunda.
Öldürebildin mi ruhunu, bin pişman?
Düşler, düşlerin içinde; dün bir, bugün iki.
Hangi cinayet deftere yazılır gökte?
Ateşin kokusu kemiklere siner mi ki?
Gönül, açılan el, bükülen boyun;
Bütün vahlar, güçsüzlüğünde yandı.
Dört bir yanında kırık dil suskun,
İsmin ismime bir kuru gülle yazıldı.
Cevapsız sorular, gün dönümünde;
Sızım sızım sızlayan kalp üşüdü.
Güneş son kez doğdu bülbüle,
Bir çizgide bir kul, beyaz bir örtüye büründü.
Halil Kumcu
6 Kasım 2020 / Cuma / Ankara