Ne çok perişanlık var içimde,
Ertelenmiş umutlara sakladığım,
Hayat dar, ölüm ise uzak değil,
Soluma soluğuma vurur gözyaşlarım.
Bir şeyin bitişi, şu hayatın bitişi,
Hiçbir şey, belki de çok şey,
Cehennemi yaşatır boş bir yol,
Candır, bu hey gidi hey.
Gecenin ıssız karanlığı çöker,
Bir şarkı yükselir, baharımı kışa çevirirsin,
Dünüm, bugünüm, yarınım gözlerinde,
Hiç mi titremez, hiç mi yanmaz yüreğin?
Kor oldum, kül oldum, savruldum,
Toprakta taş, sözümde yaş üşüdü,
Lime lime şarkı oldu ömrüm şiirlerde,
Yaktı vuslat, sesim sesine gömüldü.
Şimdi hangi aynaya baksam yüzün düşüyor,
Kırılmış saatler gibi duruyor zaman.
Bir yanım hâlâ seni çağırıyor gecelere,
Bir yanım susmayı öğreniyor usul usul ardından.
Bitti dediğim yerde yeniden kanıyor içim,
Sevda dedikleri yürekte dinmeyen bir efkâr.
Sen gittin; geceler büyüdü, ben küçüldüm,
Ve anladım…
Kavuşmalar bazen ayrılıktan daha çok yakar.
Halil Kumcu
5 Nisan 2021 / Pazartesi / Ankara