Biliyorum ki bu son bahar hayatımda,
Hiçbir yağmuru seninle izleyemedim.
Öksüz kaldığım bu hikâyede,
Yaprak yaprak dökülür kalbim.
Pişmanlıklar uyanır tam da burada,
Kırık dökük hatıralar gözlerimden geçer.
Cismin, aynada ismini bıraktığın yerde,
Soluma sıkışır, yaşın döker.
Buğulu camlardaki isminle,
Bu “can” dedikleri her Allah’ın günü üstüme yüktür.
Herkes aldanıyor bu dünyada,
Derin acılarımı depreştirir, kalbimi üşütür.
Dert etme sen kendine,
Ben terk edilişlere alışkınım.
Bu muamma geceyle gündüz arasında,
Ah şu alın yazım.
İnsan ne garip bir varlık,
Sadece yiyen, yıkan, öldüren.
İçinden çıkmak mümkün değil,
Yüz bin anlama gelen.
Muamma dedim, sustu gönül,
Her sırda sessizlik vardı içimde.
Ne dert, ne sevinç tam anlamlı,
Geceler boyu yankılandı her sözümde.
Birden fark ettim, her yalnızlık,
Kendi içimde bir denizmiş buzdan.
Kaybolan her an, geri gelmese de,
Bıraktığı izlerle yaşarmış insan.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, bazen kelimeler yeterli gelmez; bazense sessizlik, bütün sözcüklerden ağırdır. Bu şiirde ben, kendi yalnızlığımla konuştum; ama sen okurken, belki kendi iç sesini duyacaksın. Her dize, bir iz, bir yara, bir umut taşıyor. Unutma ki insan, acılarıyla da büyür, kaybettikleriyle de öğrenir. Eğer bu dizelerde kendinden bir parça bulduysan, bil ki ben de seni dinliyor gibiyim; çünkü her şiir, yazanıyla okuyan arasında sessiz bir diyalogdur. Ve unutma: Yalnızlık bir yolculuktur, ama her yol, yeni bir başlangıca çıkar.
10 Eylül 2023 / Pazar / Ankara