Bu kaçıncı Eylül ömrümde,
Bu kaçıncı düşüşün aklımdan?
Yaprak yaprak hazan mevsimi,
Bu kaçıncı her Eylül'ün ardından?
Kolum kanadım kırık,
Savrulur kimsesizliğim titreyerek.
Suretini bırakır aynada,
Buğulu camlar üşüyerek.
Canımı çok yaktığın geceleri,
Hala ta şuramda taşıyorum.
Sensiz öğle yalnız ki bu şehir,
Cadde üşür, sokak üşür, kahroluyorum.
Nefesimi boğazıma düğümler,
Azaldığımı hissediyorum, bu bir çaresizlik.
Kum saati gibi damla damla tükenirken,
İçimde biriktirdiğim bir yığın sensizlik.
Resmin büyüdükçe gözlerim yanıyor,
Sensizliği iliklerime kadar vurur her defasında.
Yaşamım kör bir noktada yinelemeden ibaret,
Kelamın kanı çekiyor avuçlarımda.
Halil Kumcu
5 Eylül 2020 / Cumartesi / Ankara