Lafın kalbime kazındı;
Sevda denizinde yandı.
Sığmadım hayale gönül,
Bir çift yeşil göze kandı.
Teni kurşunla delenler,
Yanan ateşe gömdüler…
Ben onu çok sevdim gönül;
Müebbet bir azap bekler.
Geceler boyu çektiğim,
Yaşla sönmeyen alevim;
Resminde yazılı gönül,
Sazın teline hapsettim.
Hasretin manası aşktır,
Varmak istediğim aşktır…
Âşıklar ölmez ki gönül;
Bu başımda dönen aşktır.
Garip kaldım ben acınla,
Bütün dertlerim aşk ola…
Seni çok sevdim, çok gönül;
Yalan değil, sevdim aşkla.
Öyle ki korla tutuştu,
Çiçeklerimi kuruttu…
Anlat bana, anlat gönül;
Dilim aciz kaldı, sustu.
Bunca dert, kahır gönlümde,
Geçiyor ömrüm peşinde…
Çok ahlar çektirdin gönül,
Takatim kalmadı, bil de.
Dünya neyimize gönül,
Ahir zaman artık gönül.
İçimdeki yanardağlar,
Sönmüyor, sönmüyor gönül.
Kalpte sevda baki kaldı,
İçimi özlemin sardı.
Halilî aşk arar gönül,
Ruhu ateşinle yandı.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur… Bu dizelerde gördüğün yanık gönül, benim de gönlüm… Her dize, içimde yanan bir kor, her kelime, yılların birikmiş özlemi. Belki sen de benzer aşklar yaşadın, belki de yaşamaktasın hâlâ… Ama bil ki, gönül işini akıl çözmez; yandıkça, sustukça büyür ve her dert, her hasret, sonunda bir türküye, bir nefese dönüşür. Şimdi, bu sözleri okurken dur, dinle, hisset… Çünkü şiir, paylaştıkça hafifler, söylenince yaşanır. Ve unutma: Dertlerinle baş başa kalmış olsan bile, bir yanıkça aşktan gayrı neyimiz var ki zaten?
6 Şubat 2024 / Salı / Ankara