Şiirden geriye kalan satırlar:
Bir papatyanın falında bile adın çıktı karşıma.
Yaraladıklarım kadar yaralıyım.
Kalbim, adını taşıyan gizli bir mahkeme salonu.
Her mısram biraz kan, biraz inkâr taşır.
Ben yandım diye gece aydınlanmadı.
Şiirden geriye kalan satırlar:
Bir papatyanın falında bile adın çıktı karşıma.
Yaraladıklarım kadar yaralıyım.
Kalbim, adını taşıyan gizli bir mahkeme salonu.
Her mısram biraz kan, biraz inkâr taşır.
Ben yandım diye gece aydınlanmadı.
OLDUM
Yüzlerce şiir birikti yorgun gözlerimde,
Kalemimden süzüldü, yarım kalmış bir beste oldum.
Binlerce mısra bir fırtına gibi geçti de ruhumdan;
Döküldü beyaz kâğıtlara, sonunda koca bir hiç oldum.
Yüreğim bin parça, dağıldım her mısrada,
Kendi kalbimde çürüdüm de sessiz bir duygu oldum.
Uzak bir kaya parçasında, o dilsiz yalnızlıkta;
Ete kemiğe büründüm, bir damla gözyaşı oldum.
Uzayıp giden o bitmek bilmez pişmanlıklar,
Düştü en sonunda dile, sağır bir çığlık oldum.
Zifiri karanlığın o en koyu vaktinde;
Bir papatyanın son yaprağında, umutsuz bir fal oldum.
Anladım ki hayatın dili zehir kadar acı,
Katre katre süzüldüm de elinde bir kıymık oldum.
Demli bir bardak çayın dumanlı efkârında;
Acı sonla biten, o meşhur, o yalnız roman oldum.
Şu gök kubbenin altında, o hüzünlü sessizlikte;
Sadece hoş bir sedada, bir anlık var oldum.
Zifiri bir uçurumun en ıssız kenarında;
Bir sevda kurşunu yedim, müebbete mahkûm oldum.
Yaraladım, yaralandım; her gün bin kez öldüm,
Yandım bir şiirin içinde, sönmeyen bir köz oldum.
Harlandım da ne oldu sanki bu vefasız dünyada;
Bir gönlün eşiğinde, savrulan bir avuç kül oldum.
Halil Kumcu
7 Temmuz 2020 / Cumartesi / Ankara
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.