Öyle derin ki içimdeki bu sonsuz özlemin,
Dilim lal oldu, artık ettiğim tek duam sensin.
Koca bir boşluğun ortasında kalmışım yapayalnız;
Gel artık, gel ki bu yarım ömrüm ömrüne eklensin.
Yine o bitmek bilmeyen vuslat saatindeyim,
Hayalin bir rüzgâr gibi gözlerimden geçiyor.
Kara gecelerimin o dertli, o kara sevdası...
Şu hasret kırıkları her nefeste içimi acıtıyor.
Sus ey gönlüm! Kış bahara dönünceye kadar sabret,
Zaten kor ateşler içinde yüreğime hasretle düştün.
Ben, ben olmaktan çoktan vazgeçtim sevgili;
Kendi kalbimi senin kalbinle aynı hizaya getirdiğim gün.
Burcu burcu ıtır kokulum benim,
Ruhuma damla damla, sızım sızım aktın.
İnan ki sensiz aldığım nefes bile haram bana;
Bu duyduğun bir çığlık, bu içimde yanan bir yangın.
Şimdi bütün saatleri kırdım, zamanı sende dondurdum;
Gitsen de içimdesin, kalsan da bir kördüğüm...
Adını ıtır çiçeklerinin yaprağına yazdım;
Sen benim hem yaşadığım, hem her gün öldüğümsün.
Halil Kumcu
28 Eylül 2019 / Cumartesi / Ankara