Dilsiz acılar yüklemiştim kardan kelebeklere,
Sonra hepsini gönül zindanıma hapsettim.
Bir zehir düştü ki en derinden,
Yanan ciğerimi ellerimle seyrettim.
Vakit gece... Zifiri bir karanlıkta ömrüm,
Demir attım hayat limanına ansızın.
Mekân donmuş, zaman susmuş, dünya kör;
İçimde eylülün vurduğu o keskin sızın.
Her şey zihninde kurduğun o sığ algıydı,
Aldatıcı bir düşte zaman yolcusuydun.
Sensizliği dinleyen yorgun gözlerime,
Hasretle karışık bir vuslat uykusuydun.
Dönüşü olmayan uzun bir yol bu şimdi,
Vedasız bir avuç toprak atarken ellerin...
Umuda bir kapı aralıktı belki ama,
Yapayalnızıyım artık o kalabalık yerlerin.
Hiçbir sayıklama taşımıyor artık ismimi,
İz bırakmadan kayıp gitmişim rüyandan.
Köprüler yıkılmış, gemiler yakılmış;
Haberim yok, vazgeçilmiş benden ve dünyadan.
Halil Kumcu
4 Eylül 2019 / Çarşamba / Ankara