Şiirden geriye kalan satırlar:
Gözden silinemeyen yaralar, kalpte mühürlü hikâyelerdir.
Sessiz çığlıklar, baharda gelen kış gibi ansızın çöker insanın üstüne.
Şiirden geriye kalan satırlar:
Gözden silinemeyen yaralar, kalpte mühürlü hikâyelerdir.
Sessiz çığlıklar, baharda gelen kış gibi ansızın çöker insanın üstüne.
GÖNÜL YORGUN DÜŞTÜ
Gönül yorgun düştü;
Zincire vurulan yürek dilsiz.
Kaybettim yolunu, izini;
Savrulurum yelkensiz, dümensiz.
Ayağımda yılların prangası,
Yüreğimde zincir.
Yokluğun kıymık misali batar geceleri;
Bin parçaya böldü beni bu şehir.
Taş gibi oturdu şurama,
Vurur da vurur yâr, yarası durmaksızın.
Nefessiz kaldım sessiz çığlıklarda;
Ansızın baharda gelen kışsın.
Reçeteme yol yazılmış,
Bir de iki metre mezar.
Canımı yakar içimde tuttuklarım;
Dudaklarım söyleyemez, kanar da kanar.
Gönlümden göç etmiş sevdalar,
Hiçbiri dönmedi, iz bile bırakmadan.
Bir adın kaldı, bir de suskunluğum;
O da çürür zamanla anlatılmadan.
Şimdi ben,
Kırık bir aynada yarım kalan yüzümle,
Bir mezar taşına mühürlü hikâyeyim…
Ne sen okuyabildin, ne ben silebildim gözümle.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, bu şiir, sessizliğin ve yorgun gönlün bir çığlığıdır. Her insanın içinde anlatılamayan yaralar, dile gelmeyen acılar vardır; işte ben onları kelimelere dökmeye çalıştım. Belki okurken kendi yalnızlıklarınızı ve hayatın ansızın bastırdığı kışlarını hatırlayacaksınız. Her dize, bir parça kırılmış umut gibi; bazen sert, bazen hüzünlü ama her zaman gerçek. Şiir, sadece bir anlatı değil; bir içsel yolculuktur. Satır aralarında, her okurun kendi hikâyesine dokunacak bir yankı saklıdır. Bu yüzden, okurken durun ve içinizdeki gölgeyi hissetmekten çekinmeyin.
5 Haziran 2021 / Cumartesi / Ankara
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.