Gönlüme oturdu hüzünler,
İçime ise koskoca bir ağlamak.
Farkındayım, az az ölüyorum;
Zormuş kalbim ondayken yaşamak.
Keşke, diyorum bazen, vuslat,
Bu tenha yolda saman çöpü olsaydım.
Ömrümün beşinci mevsiminde,
Sararıp sararıp solsaydım…
Kuru dallar gibi mecalsizim;
Bu dünya yüreğime ağır gelir.
Benimkisi bir uzun can çekişme;
Dilim lal, sözüm gözyaşımdan gelir.
Öyle bir hal üzereyim işte,
Sanki bir ben varım, bir de çığlıklar…
Yitip gider garip başım;
Ne sen sor, ne ben söyleyeyim kaldırımlar.
Ruhun bir kuyu gibi dipsiz;
İlacı olmayan bir hastalık…
Hasret bu; her türküde aklıma gelir;
Damar damardır… gam artık.
İçine düştüğünü yazmakla, çizmekle anlatamazsın.
Uykuya dalarsın, rüya yalan.
Aklına takılır, yastığın taş gibi olur;
Uyanırsın, hem acır hem acıtır yaran.
Gözlerimi yummuyorum artık hayata,
Sadece bakmıyorum eskisi gibi içimle.
Yaram kabuk bağlamıyor, biliyorum…
Ama alıştım, acıyı sevmeye, senli geçmişimle.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, bazen bir şiir sadece kelimelerden ibaret değildir; içimde biriken çığlıkların, suskunlukların yansımasıdır. “Yara” da öyle bir hikâyedir; belki sen de kalbinin bir köşesinde tanırsın kendini. Okurken gülümse, bazen hüzünlen, hatta bazen sessizce başını salla… Unutma ki, her yara, yaşadığımızın bir kanıtıdır. Ve her kanayan yürek, hayatın içinde bir direniştir. Ben burada, bu sayfada sessizce seninle konuşuyorum. Belki sana hiç söyleyemediğim şeyleri sen hissedeceksin; belki de kendini bir parçamda bulacaksın.
22 Mayıs 2022 / Pazar / Bartın