Şiirden geriye kalan satırlar:
Bir yürek ne kadar kırılırsa, sevdanın sesi o kadar derinden çalar.
Bir kefen, aşkın en sadık tanığıdır.
İçimde dökülen her “sen”, ölümü hatırlatır bana.
Şiirden geriye kalan satırlar:
Bir yürek ne kadar kırılırsa, sevdanın sesi o kadar derinden çalar.
Bir kefen, aşkın en sadık tanığıdır.
İçimde dökülen her “sen”, ölümü hatırlatır bana.
MELEĞİM
Peri masallarında yalnızlık benimkisi,
Düşlerimde görsem, gökler ağlar.
Suya sessizce çığlıklarımla bağırsam,
Heyhat ki hayat, oynadığım tiyatro kadar.
Bir kefenle, bir mezarda sır olurum,
Şurama batar bıçak, çaresiz hiçlikte.
Kırar göğsümü, yolun sonundaki dilin,
Kırgın şarkılara yansırken yürekte.
Ötesi yok, göğsüme vuran sensizliğin,
Aklıma gelince, sol yanım buz kesilir.
Kokusu bahar olur, ahirete kadar yandığım,
Gözlerin hasret kokar, yağar küflü demir.
Yine gece, yine hüzün, ben sana vurgunum,
Lades gibi hep aklıma kazındı sesin.
Bir bir dökülürken içimden binlerce sen,
Ölüm gelir, son nefeste vurur son dediğin.
Boğazım düğüm düğüm, sürgünüm ateşine,
Sende sarıyı, tende beyazı sevdim meleğim.
Kırık dökük iki isim, bir mezarda yan yana,
Yanmaya, ömrüne ömrün olmaya geldim.
Halil Kumcu
9 Aralık 2020 / Çarşamba / Ankara
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.