Bu bitmek bilmeyen yoksunluk,
Tekrar tekrar açılır.
Göğsümde anlaşılmaz kaygılarım,
Kalbimin derinliklerinde yankılanır.
Çaresizliğime bakakalırım ardın sıra,
Beynimde hiçbir şey kıpırdamaz.
Şuramda dinmeyen bir hasret,
Aradan geçen onca yıla sığmaz.
Her parçam kırık dökük;
Burada ağlayan bir yüreğin çırpınışı var.
İstediğim bu değil;
Yaşamak bu değil, insanlar.
Nasıl bir yara açtın içime böyle,
Hiç kapanmadan kanar.
Hiç kabuk tutmuyor, acıyor;
Görünen artık bu sonbahar.
Bir iki kelime, bir işaret, bir selam;
Ötelenen özlemin türküsü…
Nasıl anlatılabilir ki bu hâl,
Ta doğumla başladı bunun döngüsü.
Bir yanım hep susmak ister,
Bir yanım anlatmaya mahkûm.
Kelimeler yetmiyor artık;
Sustuğum yerden sızıyor hüznüm.
Belki de bitiş değil bu,
Yeniden eksilmenin eşiği…
İnsan yaşadıkça değil,
Yüreği sustukça yaşlanır, sevgili.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, biliyor musun, bazı acılar doğuştan verilir insana. Büyüdükçe geçmez, sadece başka bir şekle bürünür; kalpten göze, sözden sessizliğe… İşte bu şiir, o bitmek bilmeyen döngüyü anlatıyor. Ta doğumdan başlayan bir eksiklik, bir hasret… Belki sen de hissettin bunu bir akşamüstü. Sebepsiz bir keder gelir, oturur dizlerinin dibine ve sen onunla sessizce oturursun. Sustuğum yerden sızan o hüznü, kelimeler yetmese de birlikte hissetmek bile bir tesellidir. Çünkü bazı yaralar yalnızca duyanlara görünür.
1 Eylül 2023 / Cuma / Ankara