Bütünün içinde koca bir yarımım şimdi,
Uçsuz bucaksız bir gönül deryasında...
Rastlantıların rüzgârına kapılmış;
Can denen şu bir avuç et parçasında,
Yokla var arasındaki o incecik çizgideyim.
Sanki bir aynanın karşısına geçmiş,
Kendimle konuşuyorum;
Öyle dilsiz, öyle çaresiz...
Sevgim bir yol bulup da akmıyor sana.
Gönülden gönüle bir şeyler söylesen ikimize dair;
"Seni seviyorum" diyorum candan öte,
Lakin o sağır sol yanın, bir türlü duymuyor beni.
Bir tek gülüşüne feda edilmiş koskoca bir ömür...
Düşler ülkesinden sürgün gelmiş gibiyim.
Varlığınla cennetten bir âleme uyanır,
Yokluğunla diri diri o beyaz kefene bürünürüm.
Öyle bir araftayım ki sevgili;
Hem deli gibi seviyor, hem hiç sevmiyor gibisin.
Ey sevgili...
Bir düşümüz vardı seninle, hatırlar mısın?
Taze ekmek kokusu sarmış bedenimizi,
Ve üzerimizde o masum limon çiçekleri...
Bilir misin, bilir misin neler çektiğimi?
En nihayetinde bir yürek taşıyorum ben de,
Tıpkı senin gibi...
Ve hâlâ taze bir yara gibi duruyor ruhumda,
O veda ederken söylediğin son sözlerin izleri.
Halil Kumcu
Eylül 2019 / Ankara