Gündelik telaşlar arasında,
Zaman yitip gider dünümden.
Her Allah’ın günü bir düğüm boğazımda,
Günler aylara bağlanır, sen habersizken.
Alıp götürür seni bilmediğin yerlere,
Birkaç cümle zihninde can bulur.
Bir hikâyenin, o ağlanmış peçetede,
Biliyor musun, bir kısmı hâlâ okunur?
Senden sonra ete bürünmüş bedenimin,
Elin tutmayan gözlerinde kalır ahım.
Hesaba çekilirken ağır yüküm,
Çoktan çöker üstüme ihtiyarlığım.
Bölünmüş fotoğraflar gibi hatıralar…
Sahi, tek bir günde mi vazgeçmiştin sen?
Yüreğimde demlenen mesafeler utanır,
Kalbim hâlâ tekler o son sözlerden.
Hiç kimse anlamaz hâlimden,
Ayağımdaki sızı ilk günkü gibi vurur.
Kırılmış, dökülmüş simalarımızda,
Kaldırım taşları gibi durur.
Biliyorsun değil mi, insan en çok kendine yenilir,
Bir ömür boyu taşır omzunda aynı yükü.
Ben aynı taşlarda ararken seni,
Sen çoktan başka sokaklarda unuttun gülüşümü.
Şimdi soruyorum sana, yüreğin el verir mi buna?
Bir gün dönüp baksan eski resimlere…
Kırık dökük hâlimle bekliyorum,
Senin suskunluğunun gölgesinde.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, bak, şimdi dur bir an… Ben buradayım, kırık dökük hâlimle. Her taşta, her sokakta seni ararken, sen çoktan başka caddelerde gülüşünü unuttun. Biliyor musun, yüreğim hâlâ tekler o son sözlerden. Her gün bir düğüm boğazımda, her gece bir hatıra düşer kirpiklerime. Sana söylemek isterdim ama kelimelerim kırık, dudaklarım suskun. Gündelik telaşların arasında kaybolan bizdik. Sen fark etmedin, ben ise hâlâ taş taş üstüne koyuyorum hatıralardan. Kimi zaman bir şarkı, kimi zaman bir fotoğraf… Hepsi bana “dön artık” dercesine bakıyor. Senin gidişinle büyüdü yalnızlığım; ama bil ki ben bekliyorum. Kırık dökük hâlimle, suskunluğunun gölgesinde. Belki bir gün döner bakarsın, o zaman anlarsın, bir ömür boyu taşınan yükler nasıl bir ağırlıktır. Ve işte o zaman, sevgili okur, beni yalnız bırakma… Birlikte yürüyelim kırık dökük sokaklarda, bir türkü tutturup, eski acıları, eski umutları bir nebze olsun yumuşatalım.
20 Ağustos 2023 / Pazartesi / Ankara