Senin hiç yüreğin sızlamadı ki,
Gönül ağrısı nedir bilmezsin sen.
İçin acırken günlerce kaçarsın,
O tarifsiz hüzün, vicdan azabı gibi bir şeyden.
Bilinmedik bir yerde,
Caddelere vurursun kendini;
Ciğerlerine kadar çırpınırken,
Herkesten saklarsın gölgeni.
Tam şurana yüklenir bir duygu:
“Öyleyse şimdi ölebilirim artık...”
Her Allah’ın günü dilinde aynı nida:
Sorgusuz sualsiz, çok büyük pişmanlık.
Ruhunu çürütür etine kadar,
Öyle bir yemin ki sanki boyunduruk.
Tek yalnız bu dünyada sen missin gibi,
Bir sona doğru yaklaşırsın metruk.
İlahi dersin, ben zaten suçluyum, günahkârım;
İsteğim tam bir yok oluşla başlar.
Ümitle korku arasında bir köşede,
Yeniden var edilene kadar.
Ey sevgili, bil ki bu yangın,
Bir tek bana değil, herkese değdi.
Her pişmanlık biraz insanı büyütür,
Zaten her yara sevdaya aitti.
Bir gün sen de çıkarsın bu yollara,
Omzunda geçmişin ağır yükleriyle;
Ben de bir şiir gibi uzanırım önüne,
“Bak” derim, “gönül ağrısı böyledir işte…”
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Ey bu dizeleri okuyan dost… Biliyorum, gönül ağrısı bazen sessizdir; ne bir çığlık atabilirsin, ne de başkasına anlatabilirsin. Ama bil ki bu şiir sana nasihat vermek için değil, yorgun bir yolcunun hikâyesinden bir parça paylaşmak için yazıldı. Bazen ben sana sesleniyorum, bazen sen bana cevap veriyorsun; fark etmez… Çünkü gönül acısı, bazen kelimelere sığmaz, bazen de sessizlikte daha yüksek sesle çalar. Dinle: acı paylaştıkça azalır; gözyaşı ile söylenen her satır bir türkü gibi yankılanır. Belki sen o acıyı hâlâ taşırken, ben de burada dizelerle seni yakalarım; birlikte yürürüz, aynı yollarda, farklı zamanlarda. Okur, unutma ki gönül ağrısı bir sınavdır; bazen boyunduruk gibi gelir, bazen de bir öğretmen gibi. Ama her yara, sevdaya aittir; her pişmanlık biraz insanı büyütür. Şiir burada durur; ama sen onu kalbinde taşıyacak, kendi türkü yolunda yürümeye devam edeceksin. Ve bir gün… eğer dikkatle bakarsan, belki kendi yolunda, kendi yalnızlığında, “İşte gönül ağrısı böyle bir şey” diyeceksin.
16 Ağustos 2023 / Çarşamba / Ankara