Boydan boya kül rengi,
Sessizce ölüyor sol yanım.
Anlat desen anlatamam ki,
Enim de boyum da yarım.
Güle uzanan dilim kırıldı bir kere,
Ayaklarımda pranga, yürüyemiyorum.
Dokunduğun her yer yanıyor,
Çığlık çığlığa gitmek istiyorum.
Şehrin bütün ışıkları söndü üstüme,
Bir yol bulun, alın götürün beni.
Göğsüme bir taş gibi kondu,
Görmedi varımı yoğumu bir düşe çevirdiğini.
Güz sancısı, can kesiği,
Amansız bir yara, ölüm gibi.
Kömür karası elim üşüyor,
Taşıyamıyorum bu yükü, zulüm gibi harbi.
Sevgim evsiz, barksız,
Öksüz kaldı bir tarafım.
Son sözler kelimelerime ket vurdu,
Bir kıvılcımla yandı, tutuştu ocağım.
Belli ki son saatler bunlar,
Acı tütün son kez genzimi yakıyor başucumda.
Birkaç satır, birkaç sigara ve çakmakla,
Unutulmuş adreste yetim kaldı nasılsa.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Ey bu dizeleri okuyan dost… Biliyorum, bazen yürek bir tütün gibi yanar; her nefes acı verir, her bakış hatıraları yakar. Ama bil ki bu şiir sana ders vermek için değil, yorgun bir yolcunun gölgesinden bir parça paylaşmak için yazıldı. Sen de yolcusun, ben de yolcuyum; bazen aynı köşeden geçiyoruz, bazen farklı sokaklarda kayboluyoruz. Acıyı anlatmak kolay değildir; bazen susmak, bazen sadece içinden “buradayım” demek yeter. Bunu oku ve hisset: acı tütün gibi yakar, ama dizelerde biraz serinlik bulursun. Bazen gözyaşı, bazen bir çakmak kıvılcımı… Her biri bir türkü gibi gelir, dilinden düşmez, kulağında çalar. Okur, unutma ki şiir burada durur; ama sen onu kalbinde taşıyacak, kendi türkü yolunda yürümeye devam edeceksin. Bir gün, aynı acı başka bir anda çiçek açacak; o zaman anlayacaksın ki şiir sadece yanmak değil, yanarken yaşamaktır.
7 Ağustos 2024 / Pazartesi / Ankara