Kavak yelleri esiyor yine başımda,
Nereye baksam, hangi aynaya dönsem sensin.
Işıksızlık ne zormuş, bir bilsen bu karanlıkta;
Sensizlik ölümden beter, boğuluyorum, bilesin.
İçimde delice, dizginlenemez bir his var,
Hiç aklımdan çıkmayan o eski sancı...
Bütün sevda şarkılarında, bütün hatıralarda,
Beni her daim sana çağıran o yabancı.
Kaç kar tanesi düştü, kaç kış geçti sensiz,
Üşüyen günlerime kimsesizliğim eklendi.
Şimdi her biri tek tek eriyor, sessizce...
Çünkü güneş gibi doğdun, ömrüm tazelendi.
En büyük dileğimdir artık, bu dünyadan geçerken,
Bu hazin masalı seninle el ele bitirmek.
Solumda, soluğumda, her hücremde sen varken;
Bir beyaz kefende, seninle sonsuzluğa gitmek.
Aşkın mühürlendiği bu yerde,
Gözlerin son durak, sözlerin bana ferman.
Ömür dediğin nedir ki bir perdelik sahnede?
Seninle yok olmakmış meğer en büyük derman.
Halil Kumcu
18 Ekim 2019 / Cuma / Ankara