Şiirden geriye kalan satırlar:
Sevda bazen gül, bazen diken olur.
Her gece bir anıyı tekrar yaşatır.
Küller içinde bile sevda tüter.
Şiirden geriye kalan satırlar:
Sevda bazen gül, bazen diken olur.
Her gece bir anıyı tekrar yaşatır.
Küller içinde bile sevda tüter.
AY YÜZLÜM
İçimde gam yüklü sevdam ağlar,
Bu akşam kederim dağlar kadar.
Gurbet treni kalkıyor, ay yüzlüm,
Dilimi hicazkâr makam bağlar.
Bin ahla bağırsam duyan olmaz,
Gayrı derdime ses veren olmaz.
Yeter… kahroluyorum, ay yüzlüm,
Çekip gidişin dönüşü olmaz.
Gözümden damla damla acıyla,
Akan yaşlar süzülür sakala.
Bu yarayı sen açtın, ay yüzlüm,
Hiç kimse saramaz bilmiş ola.
Bırak beni yoluma gideyim,
Yanık bozlak çalar sus yüreğim.
Acısı yaman oldu, ay yüzlüm,
Ateşinde kül oldum, tüterim
Kara kalem kaşlı yârim, niye
Derdimi diyemem hiç kimseye?
Kanar durmadan aşkın, ay yüzlüm,
Gül dudağından dönüp maziye.
Dağladın beni böyle aşkınla,
Doldurdun içimi dolu yaşla.
Dertli başımı yaktın, ay yüzlüm,
Ezdin bildiğin her taşı taşla.
Şimdi geceler sırdaşım oldu,
Sigaram zehirli zıkkım oldu.
Ben ölem, artık ölem, ay yüzlüm,
Üstüm başım ıslak toprak oldu.
Suda köpükler uyandı, dön gel.
Dala çiçekler aldandı, dön gel.
Alışamadım, dön gel ay yüzlüm,
Bıçak kemiğe dayandı, dön gel.
Halilî sensiz, hüzün kaplıdır,
Kaç kalp kalbi hisseder, çağırır.
Ne arar ne sorarsın, ay yüzlüm,
Aklım gider aklına yıllardır
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Biliyor musun sevgili okur… Bu şiiri yazarken odamda yalnızlık ağırdı, geceler uzun, içimse karmakarışıktı. Bir insanın yüzüne değil de, bir anısına bakarak yaşaması kolay olmuyor. “Ay yüzlüm” dediğim belki bir kadındı, belki bir hatıra, belki de ömrümden eksilmiş bir parça… Hangisi olduğunu bugün bile kendime açıklayabilmiş değilim. Sen okurken belki kendi ay yüzlünü hatırlayacaksın. Belki çoktan gitmiştir, belki de senin haberin olmadan içinden bir şeyleri alıp götürmüştür. Bense yazarken her dizede biraz daha anladım: İnsan, en çok terk edildiği yeri özlüyor. Geceleri balkona çıkıp göğe bakarsın ya hani… Bir yıldız parlar, biri söner; biri düşer, biri kaybolur. İşte o sırada elin cebinde, dilin titrek, kalbin darmadağınık olur. Ben bu şiiri işte o hâl ile yazdım. Biraz sitem, biraz yakarış, biraz kaderle kavga… Ama en çok da kendime itiraf edemediğim bir eksiklik var içinde. Sen şimdi şiiri okurken, belki bir tren düdüğü duyarsın kulağında, belki bir sokak lambası yanar içindeki üşüyen yere. Olsun… Eğer içinden küçücük bir ah bile geçerse, bilin ki bu şiir amacına ulaşmıştır. Çünkü her ayrılık insanı ikiye böler, Ama her okur, bir şiiri okudukça şairi tamamlar. Ben eksildim… Sen okurken, belki biraz tamamlanırım.
6 Mart 2024 / Çarşamba / Ankara
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.