Bir insan kaç kere ölür bu dünyada?
Bir kalp kaç parçaya bölünebilir ki?
Neden çalmaz bu telefon, neden?
Ya o mesajın hani, nerede kaldı ki?
Zavallı gözlerim, zavallı kalbim,
Dönmeyeceğini bile bile neden bekler ki?
Bak, gökyüzü bile ağlıyor halime,
Senin taşıdığın kalp taş mı ki?
Yüreğim daralıyor, içim içime sığmıyor,
Sen yoksan her şey yok oluyor sanki.
Üç beş gün, üç beş asırdan da uzun oldu,
Kalbim sana ait, kalbim tekliyor sanki.
Gel artık, gel! Sensizliğe alışamıyorum,
Geç kalırsan, toprakta bulursun bedenimi.
Gel, gel artık, bu hasret son bulsun,
Ölmeden ellerimiz birleşsin, yeter ki!
Sanki nefes alamıyorum, dünya dönmüyor,
Yeni doğan çocuktan da çaresizim, ne yazık ki.
Sen yoksan istemem ne ekmek, ne su,
Yanıyorum, toprağın suya hasreti nedir ki?
Halil Kumcu
22 Şubat 2017 / Saat: 14:20 / Çarşamba / Bartın