Pencerene bıraktığım yarım kalmış düşler,
Zamanla geçip giden o eski acılar gibi.
Hayat denen bu dipsiz muammadayım şimdi;
Savrulurum rüzgârın önünde bir yaprak gibi.
Hasret, kısır bir döngü gibi döner kalbimde,
Albümdeki o eski resimler bir bir dile gelir.
Sen benim başlangıcım oldun, belli ki bitişim de;
Artık her nefeste adım, adına ölümle eklenir.
Bir çıkmaz sokaktayım, kimsesiz ve sahipsiz,
Kendi yalnızlığımın içinde sessizce kaybolurum.
Dökülür hatıralar seher vakti avuçlarıma;
Yuttuğum bütün o acı sözlerde kavrulurum.
Mevsim hazana çaldığında, solar bütün renkler,
Bir serçenin gözyaşı süzülür yorgun kirpiğimden.
Ne çok şey biriktirmişim meğer sana dair;
Gözlerimden düşer de içime yağar inceden.
Ne bu liman ses verir, ne de bu fırtına diner,
Sustukça içimdeki o devasa yangın büyür.
Senden başka neyim varsa, şu karanlıkta söner;
Aşkın, her gece bir hançer gibi gönlüme yürür.
Halil Kumcu
13 Ekim 2019 / Çarşamba / Ankara