Şiirden geriye kalan satırlar:
Aynı şarkı çalıyor; demek ki yara hâlâ taze.
Gözyaşı toprağa değil, doğrudan ateşe düşüyor bu kez.
Dilimin bağı çözülseydi, şehir yerinden oynardı.
Sevilmek başka, sevdiğin kadar sevilmek başka bir kıyamet.
Şiirden geriye kalan satırlar:
Aynı şarkı çalıyor; demek ki yara hâlâ taze.
Gözyaşı toprağa değil, doğrudan ateşe düşüyor bu kez.
Dilimin bağı çözülseydi, şehir yerinden oynardı.
Sevilmek başka, sevdiğin kadar sevilmek başka bir kıyamet.
KÖR KUYU
Çaresizlik dökülür gözlerimden bir bir,
Kalemin ucunda her kelime, bir ağır özlem.
Deli divane gönlüm kavrulur hasretinle;
Dağ gibi ıstırapla, oturur içime koca bir cehennem.
Hüzünlerim ayaklanır her gece benliğimde,
Kocaman bir lav olur dilimin bağı, inan ki...
Tekrar tekrar çalar hep o aynı eski şarkı;
Ruhumdaki bu kasveti, artık hiçbir ateş söndüremez ki.
Uzun yollar, bitmek bilmez o uzun gecelerde saklanır,
Anladım; sadece beklemek yetmez, biraz da yanmak lazım.
Hani, "sevdiğin kadar sevecektin" beni;
Gözyaşının, o derin kalp yarasını usulca sulaması lazım.
Sus be yüreğim! Artık en tehlikeli kıyısındasın hayatın,
Heyhat ki heyhat! Kör kuyudan her gece taş çağırır.
Ağzımdan senin o karanlık gölgen haykırır birden;
Kurur her doğan günün, anlarsın ki artık yaşamak ağır.
Ne sesime ses gelir, ne de bu feryadı duyan olur,
Sonunda herkes gider, kalp kendi yangınında boğulur.
İşte bir ömür bitti; avucumda bir avuç kül,
Gözlerimde o kör kuyunun, o simsiyah mührü konuşur.
Halil Kumcu
14 Haziran 2020 / Cuma / Ankara
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.