En uzun yolculuk, düş eskisi;
Bu unutuluşta uzadıkça ağrım artıyor.
Yine yanlış kalelerin burçlarındayım,
Asın beni boğazımdan, idamım depreşiyor.
Her şey bir gün başladığı yerde bitermiş,
İçimde açtığın yaralar diriliyor.
Benimkisi yine aldanma meselesi;
Hiç adım atmadığım sokaklar çağırıyor.
Keşke ölüm denildiği kadar yakın olsaydı,
Arkamda bıraktığım görüntüleri silseydi.
Kandan kına yaktığın toprağımda,
Bir ömrün karşılığı bir an önce gelseydi.
Gözyaşım ağlıyor celladıma son kez;
Bu kaçıncı aynı yerde dönüşüm?
Tufan koptu, çamura can geldi,
Ama yok, yok… bu mümkün değil, bu gömdüğüm.
Ben konuşuyorum, duyan yok sesimi;
İçimde bir çığlık, dışımda sessizlik.
Ey okur, sen de mi tanırsın bu yalnızlığı?
Bir damla gözyaşıdır belki bütün gerçeklik.
Ve bil ki, bu şiir de bir darağacı,
Her dizesi bir urgan, her sözü bir ilmek.
Sen de benim gibi ağlıyorsan dostum,
İşte o zaman anlarsın: Ben aslında senim demek.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Biliyor musun dostum, bu şiiri yazarken kendi sesimden çok senin sesini duydum. Benim gözyaşım ağlıyordu, ama belki senin de kalbin sızlıyordu. “Bu kadar acı gerçek mi?” diye sorabilirsin. Evet, gerçek… Ama biz insanlar bazen en çok acının içinde birbirimizi buluyoruz. Belki sen de gecenin bir vakti yalnız kalıyorsun, kelimeler boğazına düğümleniyor. İşte o an, bil ki ben de yanındayım; aynı urganla, aynı kelimeyle. Ben yazdım, çünkü sustukça ölüyordum. Sen okuyorsun, çünkü sustukça daha çok acıyorsun. Ve belki de bu yüzden: Benim ağladığım gözyaşı, senin gözünden düşen damlanın ta kendisidir.
27 Ağustos 2023 / Pazar / Bolu - Mengen