Hasretin ismimi taşır,
Kalbim küt küt vurur yerde.
Göz cemalimle ıslanır,
İzine düştüğüm yerde.
Maziden kalma bu heves,
Resmimi kavurur kafes.
Gönülden gönüle o ses,
Dizlerim eğildi yerde.
Bir yol daha var hâliyle,
O gecenin matemiyle.
Yüreğe dokundu dertle,
Solumdan çok uzak yerde.
Yalnızlık kalbe yerleşti,
Yaşlar gözümde birikti.
Cehennemle eşdeğerdi,
Sararıp solduğum yerde.
Ay dolandı gitti adsız,
Keşkeler kentinde yalnız.
Her gün yeni baştan hırsız,
En âşık halim bu yerde.
Unutmak kolay mı sandın?
Soluğuma vurur sızın,
Düne dolanır hayatın,
Hep acı, hep kor o yerde.
Vicdan boğazı düğümler,
Saçları tel tel kaybeder.
Yâr, yıllar vakitsiz geçer,
Mezara düştüğün yerde.
Diken üstü yetim kaldı,
Her anın acısı sardı.
Adını dile sakladı,
Halilî gittiğin yerde.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Biliyor musun dostum, insan bazen bir ismi, bir nefesi, bir bakışı kaybeder — ama sonra anlar ki aslında kendini kaybetmiştir. Ben bu şiiri, işte o anın külünden yazdım. Ne bir teselli aradım, ne de unutuşun serinliğini... Yalnızca yüreğimdeki sızının sesini dinledim. “Hasret” dedim adına, çünkü başka hiçbir kelime bu yangını anlatmaya cesaret edemedi. Her dizesinde biraz ben varsam, biraz da sen varsın; çünkü her seven, bir gün eksik kalan tarafını bulur bu mısralarda. Belki sen de sevdin birini ve o gitmeden önce, çoktan gitmişti içinde. Belki sen de geceleri duvara değil, yokluğuna konuşuyorsun hâlâ. İşte o zaman anlayacaksın, neden Halilî, her dizede “yerde” demiş. Çünkü aşk, bazen gökyüzü kadar değil; toprak kadar yakındır insana.
2 Ekim 2023 / Pazartesi / Ankara