Şiirden geriye kalan satırlar:
Prangalar, insanın kendi çaresizliğinin sembolüdür.
Gözlerde biriken yağmur, ruhun taşan barajıdır.
İçimdeki düğüm, sustukça daha da sıkılaşır.
Acı, en çok kabullenildiğinde yakar.
Şiirden geriye kalan satırlar:
Prangalar, insanın kendi çaresizliğinin sembolüdür.
Gözlerde biriken yağmur, ruhun taşan barajıdır.
İçimdeki düğüm, sustukça daha da sıkılaşır.
Acı, en çok kabullenildiğinde yakar.
KÖRDÜĞÜM
Çoktan unuttu, gözbebeklerim gülmeyi;
Damarlarımdaki zehrini içime gömdüm.
Yüreğimde hareketlenir bir alev parçası,
Bir düşün içinde derin sessizliğe büründüm.
O an, kalbime dokunur sesin, soluğum kesilir;
Kandilin alevli fitili, dehşet uyandırır art arda.
Mazinin ağır yükü, içimi ürpertir, tir tir titrer;
Ruhumda yankılanarak uyanırsın, günbatımında.
Apansız, midemde hareketlenir ateş topu;
Dağıtır, parça parça yapar sinsi bir acı.
Yüreğimde kabaran fırtınayı yutarım,
Dilimde uyuşur, depreşir küllenmiş bir sancı.
Bu kaçıncı demir atışım, acziyetime?
Şakaklarımda prangalar titreşir.
Ilık bir yağmur, gözlerimde kördüğüm;
Çığlık çığlığa, alabora olur, depreşir.
Halil Kumcu
20 Kasım 2020 / Cuma / Ankara
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.