Şiirden geriye kalan satırlar:
Her mermi, özgürlüğün simgesi olarak iner göğsümüze.
Kefensiz ölmek, vatan için yaşamın en şerefli biçimidir.
Şehitlerin külleri, göğe uzanan birer yıldızdır.
Kelime-i Şehadet, hayatın ve ölümün ortak dilidir.
Şiirden geriye kalan satırlar:
Her mermi, özgürlüğün simgesi olarak iner göğsümüze.
Kefensiz ölmek, vatan için yaşamın en şerefli biçimidir.
Şehitlerin külleri, göğe uzanan birer yıldızdır.
Kelime-i Şehadet, hayatın ve ölümün ortak dilidir.
MEHMET'İM
Ölüm, kılıcın ucunda oluk oluk şerbetim;
Mıh gibi saplanır ezanla gelen sala.
Kan o kadar tatlı, şeref bir çivinin ucunda,
Uçuşur nal sesleri ruhlar arasında.
Vatan uğruna kara bağrım toprak olur,
Alnımdan vurulurum sıra sıra dağlarda.
Zincirleri eritir, yanar tahtım tacım,
Bir hilal uğruna kurban bin bir başım.
Hangi tarih gömebilir beni meçhule?
Kıvrım kıvrım ecdadımın kanı erir,
Su misali akar dört bir köşeye,
Bu uğurda evim, ocağım, güneşim sönse de.
Göğsüme vuran şehadet mertebesi,
Savrulur hürriyet ana ocağında.
Bir karışta nice isimsiz şehitlerin külleri,
Gök kubbede kılıcın ucunda Allah sesleri.
Zümrüt, okum Ergenekon’da umman;
Ezelden ebede Tanrı Dağı’ndan yükselir.
Tekbir ilelebet bayrağımın başucunda,
Tarihin dili sönmez, topun namlusunda.
Bir nefeste kükrer dağ taş, bilmez misin?
Yağmur olur, yağar mermi havan gibi.
Kefensizim, taşarım ansızın mezarımdan,
Kelime-i Şehadet doğar bir nidamdan.
Ayaz geceler demir kokar buram buram,
Namerdin kurşunu deler kara bağrımı secdede.
Vurulurum sırtımdan, ölmedi ölmez mabedim,
Ben Çanakkale, ben Sakarya’daki Mehmet’im.
Halil Kumcu
3 Kasım 2020 / Salı / Ankara
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.