İçimde dinmeyen bir yorgunluk var,
Yüreğimin tam da ortasında.
Sol tarafımın içi yanıyor;
Kanatıyor acılarımı, ekim sonu, kasım başında.
Derin bir iç çekiş,
Ellerim titriyor.
Gözaltımdaki torbalardan,
Tek tük insanlar geçiyor.
Darağacı kurulmuş avucunda,
Günün ilk ışıklarıyla.
Sen var git;
Bu bir vazgeçiş, günahıyla, sevabıyla.
Kanla kaplı yollarda,
Düşüncelerim ezilir.
Elimde değil,
Kederler birikir.
Yaşamak yorgunluk verir insana,
Adeta bitirir.
Bu ağır yorgunluk hissi,
Bu soğuk taş nedir?
Başımın içinde bir şeyler şişer sanki,
Yaşlılık takıntısı kabarır şuramda.
Bir dilenci gibi minnettarım;
Seni hatırlarım saçıma düşen her beyazda.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur… Bazen insan, yüreğinin tam ortasında bir ağırlık hisseder. Hiçbir yere sığmayan, hiçbir şeye benzemeyen. İşte bu yorgunluk, sadece bedenin değil, ruhun da taşıdığı bir yük. Ben bu şiiri yazarken, o sessiz, derin ve sürekli yorgun hisleri düşündüm. Ellerin titrediği, gözaltında torbaların gölge gibi geçtiği, hayatın bazen ağır ve soğuk bir taş gibi bastığı anları… Biliyorum, sen de zaman zaman kendini böyle hissetmişsindir. Ama işin sırrı şurada: insan yorgun olsa da hatıraları ve sevgisiyle hâlâ dimdik ayakta durur. O beyaz teller, o geçmişin izleri… Hepsi birer minnettarlık işareti, birer hatırlatma. Bu şiir, yorgunluğun, kederin ve çaresizliğin kabulüdür. Ama aynı zamanda bir teslimiyet, bir farkındalık ve o minik, sessiz şükürdür. Okurken belki sen de kendi yorgunluğunu hatırlayacaksın, ama unutma: her yorgunluk, bir gün hafifler ve ruh yeniden nefes alır.
1 Kasım 2023 / Çarşamba / Ankara