Şiirden geriye kalan satırlar:
Çocukluk, insanın içindeki en eski memlekettir.
Fakirlik, oyuncaktan önce hayali eskiten şeydir.
Büyümek, misketlerini kaybetmekle başlar.
Hayal kurmak bedavaydı; hayat onu bile pahalı yaptı.
Şiirden geriye kalan satırlar:
Çocukluk, insanın içindeki en eski memlekettir.
Fakirlik, oyuncaktan önce hayali eskiten şeydir.
Büyümek, misketlerini kaybetmekle başlar.
Hayal kurmak bedavaydı; hayat onu bile pahalı yaptı.
ÇOCUKLUĞUM
Ah, benim çocukluğumun fakirliği,
Siyah beyaz fotoğraflarda yer alan,
Donarak geçiyor gözlerimden,
Uzaklara kayarken sinsice yanan.
Çelik çomak rüya tadıyla zihnimde,
Bulutlara saray yaptığım o günler,
Beş taş avuçlarımda kör düğüm,
Parmaklarımdan sessizce kayıp gittiler.
Nerede bir avuç misket,
Yüreğime gizlenen saklambaç?
Gizli bir ateşin yaktığı top,
Ağaç dört tekerlekli ağır araç.
Sek sekin çizgileriyle silindi zihnimden,
Bir bir döküldü dilimden tekerlemeyle,
“Yağ satarım, bal satarım” nidaları,
Her ardıma baktığımda gelir sufleyle.
Ebe olarak başladığım ilkyaz yığınları,
Şimdi göğsüme batar, hayallerimi üşütür.
Gönül dağlarımda kar, içimde özlem,
Çocukluğum yaş olur, düşlerime dökülür.
Halil Kumcu
18 Ocak 2019 / Cuma / Ankara
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.