Sessizce uyuşturuyor zaman,
Unutturduğu hiçbir şey yok.
Yaralar, testerenin dişlileri…
Giden saatlerin dilde hükmü yok.
Her şeyimi bıraktığım zaman,
Hiçbir yarama merhem olmadı.
Ölüm, bir kalp atışı kadar yakın,
Yolculuğun çoğu gitti, azı kaldı.
Avuçlarımdan akıp giden onca yıl,
Anılar ve hayaller arasında şimdi.
Kelimeler, dilimin ucunda,
Uzun uzun düşmeyi bekledi.
Bazen bozulsa diyorum bütün saatler,
Dursa zaman, zamanın içinde sen, ben...
Sonsuzluğun içinde bir nokta, bir virgül,
İkimize dair ne varsa işte, öğütmeden.
Artık ne beklenen bir şafak, ne de sönen bir mum,
Zamanın bittiği yerde, dilsiz bir uçurum...
Varsın her şey silinsin, bir tek bu sızı kalsın;
Ben seni, zamanın bittiği o son durakta buldum.
Halil Kumcu
24 Ağustos 2019 / Cumartesi / Ankara