Kısacık bir öyküden geçiyorum,
Bir upuzun şiirden.
Aklıma vurmaya başladın yine,
O acıklı türküden.
Yalnızlık bir ömür;
Unutmak bu kadar mı uzun?
Ölünce uyananlardanım,
Bembeyaz bir ışık senin de sonun.
Kalbin severken susması,
Açmadan kuruyan çiçekmiş meğer.
Ha yağdı, ha yağacak,
Göz kapaklarımdan dökülen heceler.
Bir sevda uğruna açılan yaralar,
Geçmişime saplanıp derine gider.
Bu kalbimin mührü, gönül sancısı,
Son yolculukta illa toprak der.
Bir gün sen de soracaksın belki:
“Bu acılar kimden miras kaldı?” diye.
Ben cevap veremem, toprak susar;
Mezar taşları fısıldar yerine.
Ve ben ey okur, bil isterim:
Her ölüm biraz da aşkın kanıdır.
Ben uyandım; sen de uyan bir gün,
Yalnızlık bitince gerçek başkadır.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Ey okur… Biliyorum, bazen bu dizelerde kendini buluyorsun; bazen de içinden “Ben de öyle hissettim” diyorsun. Unutma ki her yalnızlık, bir hikâyenin yankısıdır; her acı, sevdanın sessiz kanıtıdır. Ben bu satırları yazarken, seninle dertleşiyor, sana sorular soruyorum aslında: Acaba sen de uyanacak mısın bir gün? Yalnızlığın ötesinde gerçek sevdayı görecek misin? Şiir bir aynadır, ey dost; bakarsın, bir tarafın bana bakarken, diğer tarafın kendine bakar. Ve işte o an, kalbin sesini duyarsın… Ben de oradayım, seninle…
11 Ağustos 2024 / Cuma / Ankara