Yağmurlu bir günde solmuştu yüzün;
Gözümün önüne dünü bağlamıştı.
Avucunu öptüğümde açan çiçekler,
Cam kenarına düşen damlaları ıslatmıştı.
İnce bir sızıyla süzüldü bir damla,
Dudağımdan döküldün vakitsizce.
Yarım kalmışlığım geldi aklıma;
Burnumun ucu sızladı istemsizce.
Sonra kalkıp bir sigara yaktım;
Dumanıyla sen de savrulup gittin.
İnsan bir kere eksilmeye görsün,
Kursağında kalır adını söyleyemediğin.
Hayatının görüntüsü süzülür;
Ciğerlerine batar kaburgaların.
Geceler örtü olur hatıralara,
Bir türlü geçmez… büyür ağrın.
Sen yaz saati, ben kış saati;
Saat yanlış kurulmuş bir kere.
Seneler geçer üstünden,
Bir “nasılsın?”, bir “iyi misin?” le gelir kabre.
Gelip geçer hayatın suskunluğu,
Ama unutulmaz aşkın sancısı.
Bir nefes kalır yüreğin derinliğinde,
Yaşanır yeniden her akşam… aynı baş ağrısı.
Belki de yalnızlık yakar en çok;
Bir ses olur yitik düşlerin içinde.
Saatler geçmese, zaman dursa,
Çakılı kalsam gülüşünün değdiği o iskelede.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, bazen bir an gelir, saatlerin ters çalıştığını hissedersin; içindeki yaz saatinin kış saatine dönüşmesi gibi… Ben de bu şiirde öyle bir anımı anlattım. Belki sen de yaşadın, belki hâlâ yaşıyorsun… O yüzden okurken kendini benimle yan yana düşle; gözyaşlarını, iç çekişlerini, suskun bakışlarını unutma. Şiirlerim bazen anlatamadığım sessizliktir, bazen de yüreğin en gizli köşesine fısıldadığım bir sır… Oku, hisset, biraz da kendini bırak o damlalara; belki o zaman, yalnız olmadığını fark edersin.
4 Haziran 2022 / Cumartesi / Bartın