Ölümün ötesi yok;
Kalbimin en solu yanıyor.
Dertli türküler gibiyim bu aralar;
Bir türlü susmuyor içimdeki kor.
Yeter… deşme artık yüreğimi;
Yitip giden bu unutuluşa bir gün döneceksin.
Aşk elimde, keskin bir jilet gibi;
En güzel şarkılar, mehtaplı gecelerin.
Düştüm gölgeli dudaklarından;
Bütün kapıları kapattın bir bir.
Bir kelebek rüyasındaydım oysa,
Hıçkırıklarım, rüzgârın sesinde yükselir…
Yolun sonunda gonca bir güldün;
Şimdi duvarlarla üstüme gelirsin.
Rüya içinde rüyaydı bu bekleyiş,
Biraz sonra uyanacağım yer: kabrin.
Gözlerinden vurulmuş zavallı beni;
Kulağımdan hançerledin.
Neden bütün yüzlerde sen varsın hâlâ?
Hem yıkarsın… hem terk edersin.
Çırpınıp içinde dönüyorum;
Bütün varlığım kirpiğinde.
Sitem taşları pişmanlığımdan değil,
Gönül yarası: verdiğim her nefeste.
Artık her şey bitti…
Bir gülü incitmeden nasıl ölünür, öğrendim.
Adını son kez kalbime gömdüm bu gece,
Yalnızlığı alnından öptüm… geçerken efendim.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Bu şiir, kalbinde aşkı bir kefen gibi taşıyanların, sevdanın sadece bir vuslat değil — bir yıkım, bir bekleyiş ve bazen de bir veda olduğunu bilenlerin yüreğine yazıldı. "Ölümün Ötesi Yok", bir insanın içten içe tükenişini, bir sevdanın küllerinden doğan sessiz feryadını anlatır. Her dizesinde bir anı, her kelimesinde bir yara gizlidir. Kimi sevdalar biter, kimi sevdalar gömülür. Ama bazıları…
Ancak ölümün ötesinde susar.
14 Mayıs 2023 / Pazar / Ankara