Ölüm, hayatın ta başlangıcıdır,
Zır deli yüreğim bilemedi hiç.
Fani ömür, gözyaşında saklıdır,
Peşine düşen, dile gelmedi hiç.
Bin can acıtır kalbindeki diken,
Toprağa sarılır, yüzünde gölgen.
Ellerin üşür, ağlarsın yeniden,
Gırtlağına takılır koca bir hiç.
İçime dolan bir seste diyor ki,
Bu şehirde bir nefes ol yeter ki.
Öylece bir de sensizlik çöker ki,
Sol yanımın başı da sonu da hiç.
Uzatsam ellerine tutunamam,
Etin, kemiğimi yakar susarsam.
Aklıma mıh gibi oturdun yaram,
Yarası yarana denk geldi mi hiç?
Aynaya yazdığın sözler üşüdü,
Mazinin bağı göğsümde çürüdü.
Kalemden deftere bir yaş süzüldü,
Çok eski bir şarkıda yandın mı hiç?
Acılar üstüne devrilir bir an,
Kahpe yalnızlıkla savrulur kalan.
Yaralandıkça parçalanır insan,
Özleyip özleyip eridin mi hiç?
Halilî der: Gönül derman ararken,
Küllerle savruldum ben de yanarken.
Kırık bir sevdada sessiz solarken,
Yâr gözlerine susup daldın mı hiç?
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, belki de bu dizelerde kendini bulacaksın; belki de bir yanın benimle birlikte üşüyecek. Sözcüklerim, gözyaşlarımla yıkandı, sessizlik içinde şekillendi. Bilmeni isterim ki bu şiir, yalnızca bir aşkın hatırası değil; bir kalbin her özleyişte eriyişinin resmi. Okurken durup kendi göğsünü yokla… Her dize, her “hiç”, bizim paylaştığımız yalnızlık ve hasretin yankısıdır. Sen de özleyeceksin, sen de eriyeceksin; ama bil ki, erirken bile yaşamak güzeldir. Bu şiir, senin de kalbine dokunmak için yazıldı, ey can dostu.
4 Kasım 2021 / Perşembe / Ankara