Sayısını unuttuğum o aldanışlarım vardır benim;
Sahi, bir insan kaç kez vurulur arkasından?
Her arkamı döndüğümde sana, ey sevdiceğim;
Hançeri sapladın sırtımdan, hem de hiç acımadan.
Seviyorum demeyeli kaç hazan, kaç mevsim oldu?
Sözcüklerin, en azından, olamaz mıydı beyaz bir yalan?
Sanma ki bu yaptıkların kâr kalır; ektiğini biçeceksin bir gün;
Ben geleceğim aklına... Ben geleceğim işte o zaman.
Kalbin daralacak amansızca, elinden tutan olmayacak;
Bomboş tenhalarda kaybolacaksın, sığınaksız bir yandan.
Dua dua Allah’a, kanlı gözyaşlarıyla yalvaracaksın da;
Aynı acıyı tekrar yaşayacaksın, uyanıp o uykudan.
Hakkım sana helal değil, hiçbir zaman da olmayacak;
Hükmümüzü bıraktım artık, son sözü söyleyecek Yaradan.
Kendimi götürebilirsem eğer, gidiyorum meçhule;
Beynine dan dan vuracak o vicdan denen çıngıraklı yılan!
Bunlar sana son sözlerim, gözümdekiler o son yaşlar...
Haklıyı, haksızı gösterecek ikimize de akıp giden zaman.
Kusura bakma, "mutlu ol" demek gelmiyor içimden;
Yine de lime lime ettiğin şu kalbimde olacaksın her zaman.
Elveda sevdiceğim... Havada o meşhur ayrılık türküsü;
Bu yaştan sonra ağlamayı öğrenen gözlerim, size ne oluyor?
Biliyorum; sonumuz pişmanlık, sonumuz hicran, bitmeyen o roman...
Hoşça kal artık... Yan yüreğim, sonsuza dek yan!
Halil Kumcu
13 Şubat 2017 / Saat: 11:50 / Pazartesi / Bartın