Her gün biraz daha artıyor sessizliğim.
Unutulmuş olup da unutamamak,
Yüreğimde amansızca dirilir.
Aklımda dönüp durur, katlanarak.
Gitmek, unutmak değil ki;
Nefesim kesilene kadar oradasın.
İçimden atamam,
Aşk diye kazındın.
Kalbimle sevdim, unutamam;
Aklımda izin var, unutmaz.
Gözlerin, yüzün, gülüşün,
Bir soluk kadar yakın, kaçınılmaz.
Unut diyenlere cevabım:
Unutamayacak kadar çok sevdim.
Üstümü çizsin demişsin,
Ama ben severken unutmayı seçemezdin.
Yaprağımın dalı,
Toprağımın suyu olmuş.
Gel be gel, işte unutamadım;
Unutmak tarifsiz, uzunmuş.
Yaşlı kalbimde sızın,
Yapayalnız ıslanıyorum yağmurda.
Üstüm başım hasret kokuyor,
El ele gezdiğimiz sokaklarda.
Allah şahidim ki,
Acıysa çekiyorum.
Aşkının yalan olduğunu bile bile,
Hiç hesapsızca seviyorum.
Bir avuç gökyüzü çöküyor üstüme,
Odamın duvarlarına cürmün.
Özleyip de ulaşamadığım,
Yıldızlar kadar uzaktan dönsün.
Unut diyorsun, ne de kolay söylüyorsun;
O an aklımı kaybediyorum.
Unutamadım, unutamadım, ne olur anla beni;
Sevgim, unutamayacak kadar çok biliyorum.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili dost, bu dizelerde yalnızca benim değil, senin de bir parçan var. Her unutamadığımız an, kalbimizin sessiz çığlığıdır. Her özlem, yüreğimizin en derin köşelerine düşen bir ateştir. Bazen susmak yetmez, bazen kelimeler de az gelir. İşte o zaman şiirler konuşur, hisseder ve hatırlatır. Unutamadığımız her sevda, her giden, her kalan… Hepsi ruhumuzda iz bırakır ve yaşamaya devam eder. Dinlerken sadece kulağınla değil, kalbinle de dinle. Çünkü dizeler yalnızca sözcük değil, birer duygudur. Senin de yüreğine dokunan bir parça vardır içinde. Ve bil ki sevmek cesaret ister; sevda bazen acıtır, bazen yüceltir, ama asla kaybolmaz. Bazen yalnızlık, bazen özlem, bazen de karşılıksız sevgiler… Hepsi insanın en gerçek halleridir. Aşkın ve acının iç içe geçtiği o anlar, ruhumuzun derinliklerinde bir ömür boyu yaşar. Unutma, dostum: Sevgiyle, aşkla ve samimiyetle yazılan her söz bir gün mutlaka bir kalbe dokunur. Ve belki de senin kalbinde, benim kalbimde yaşattığımız bu sevda, hiç unutulmayacak bir hatıra olarak kalır.
15 Şubat 2024 / Perşembe / Ankara