Sevgi bir çiçek açar;
İnsanda sevda olur.
Bu aşkın hikâyesi,
Yanana merhem olur.
Vuslat uğruna, ya Rab,
Yaşına sıla olur;
Aşk vücutta can bulur,
Kurda kuşa yem olur.
Bir dokunuş, bir bakış,
Bir sese muhtaç olur;
Kişinin bir yarısı,
Diline azık olur.
Ateşlerde seyreder,
Çekene tutsak olur;
Kalp bu, çırpınır durur,
İşveli, nazlı olur.
Sende can, bende vücut,
Mezar toprağı olur;
Aynalar koridoru,
Adınla bıçak olur.
Kırık kalp, âşık bir çan,
Camdan bin parça olur;
Hayat basamakları,
Bu ya küskünlük olur.
Kanar nergisle lale,
Gülün bülbülü olur;
Afaki bir mum gibi,
Sönen bir alev olur.
Patlar yüzde hüzünle,
O sayede aşk olur;
Sevgi, aşk, özlemek der,
Üçlü bir tutku olur.
Ağıt yakar aşk olur,
Zamanla destan olur;
Marifet aşk berzahta,
Meyvesi yasak olur.
Halilî der: aşk derya,
İçine düşen olur;
Ruh yanar, öz saf maya,
Hak’la vuslat bir olur.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Bilirim… aşk üzerine söylenmiş her söz, biraz yanık bir duanın yankısıdır. “Aşk Berzahta” dediğimde, aslında iki âlemin arasında kalmış bir kalbi anlatıyorum: ne dünyaya tam ait, ne de ilahi olana bütünüyle teslim… Her insan bir kez olsun yanar; ama herkes o yanışın adını koyamaz. Ben koydum: Aşk Berzahta. Çünkü aşk, bir varlıkla yokluk arasındaki ince çizgide yürümektir. Bu şiiri yazarken, içimde iki Halil vardı: biri sevdiği için yanan, diğeri yanışı anlamaya çalışan. Her mısrada biraz sustum, biraz konuştum. Her dizede bir yanımı toprağa, bir yanımı göğe bıraktım. Bazen düşündüm… “Aşk neden berzah olur?” Belki kavuşmalar eksik olduğu için, belki vuslat bir yanılsamadır. Çünkü seven, daima eksiktir. Tam olabilmesi için ya sevdasına mezar kazmalıdır ya da sevdasıyla dirilmelidir. Bu dizeleri okuyan sen — evet, sen okur — belki birini sevmişsindir benim gibi. Belki onun adı şimdi dudaklarında küldür. Ama bil ki sevda hiçbir zaman boşuna yaşanmaz. Çünkü aşk, bizi öldürmek için değil; yeniden diriltmek için yakar. Aşkın külü bile insana insanlığını hatırlatır. Ben “Aşk Berzahta” derken, hem bir veda ettim geçmişe hem de kendi içimde yeni bir kapı araladım. Artık biliyorum: Aşk, Allah’ın bize verdiği en güzel imtihandır — ve kim aşkla yanmışsa, o aslında arınmıştır.
16 Ocak 2024 / Salı / Ankara