An an günler ayların ardında,
Zemheride ayazlı geceler ise yılların.
Alev gibi özlemin çöker yüreğime,
İzi kalır, çizgilerin kalınlaşır durmaksızın.
Bölük pörçük ihtiyarlatırsın bedenimi,
Taş kesilen kalbin kalbimde yanarken.
Ocakta ateş savrulur tende kor,
Dört mevsim ellerimden bir bir kayarken.
Gülüşün ellerimde solar buz gibi,
Bir sobada bir yolcu alevlenir.
Birkaç odun eşlik eder, kavrulur içim,
Can kırıkları değil bu sanki zehir.
Gözyaşım yanarken ocağımda tütersin,
O hicran bir damla suda avuçlarımda yitik.
Bir kor bırakır gider dikeninde gül,
Yüzüme yüzüme vurur, titretir sensizlik.
Bu buz tutmuş, kapkara odada,
Gönlüm fırtınada yalnız bir yaprak.
Söndü ocaktaki o son kor bile,
Şimdi tek tesellim kara toprak.
Artık ne gelen var ne de yol gözleyen,
Bitti o yarım kalan hikâye.
Tükendi ömrümün o deli baharı,
Bu amansız hüzün senden hediye.
Halil Kumcu
14 Ocak 2020 / Perşembe / Ankara