Şiirden geriye kalan satırlar:
Başkent kalabalıktır ama yalnızlık her sokağı tanır.
Sensizlik yazı kışa çeviren tek rüzgârdır.
Takvimler doğruyu söyler: Giden dönmez, kalan eksilir.
Ağustos geçer; ama içindeki hüzün takvimden düşmez.
Şiirden geriye kalan satırlar:
Başkent kalabalıktır ama yalnızlık her sokağı tanır.
Sensizlik yazı kışa çeviren tek rüzgârdır.
Takvimler doğruyu söyler: Giden dönmez, kalan eksilir.
Ağustos geçer; ama içindeki hüzün takvimden düşmez.
AĞUSTOS
İçim soğuk, sisli ve kederli;
Dışarda ağustos böceklerinin sesleri...
Bir yazlık düş kavurur içimi,
Bir üşürüm ki sen gittiğinden beri.
Ne ağustosun son yağmurlarını,
Ne de zamanın içinde seni tutamadım.
Durmadı uçurtma gökte, çiçek dalda,
Ihlamur kokularında toz toz ağladım.
Yürürüm başkentin sokaklarında,
Önüm eylül, arkam ağustos hüznü.
Şubattan çaldığı o günden beri,
Takvimler söyler yalnızlık türküsünü.
Ablukaya aldı rüyamı,
Ağustos kelebekleri.
İçimde zehrin, umut kesik kesik,
Kökün ciğerlerimde şimdi, diri diri.
Yaşanmamış günler yağar üstüme,
Bir çift zeytin yalnızlığına düştüm.
Bir yanda eksilen günlerdeki hüzün,
Bir yanda sensizlikle gelen ölüm.
Halil Kumcu
30 Ağustos 2019 / Cuma / Ankara
Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.