Yokluğun buz keserken sol yanımda,
İçimde beşinci mevsim hüzünlenir.
Yalnızlığımı yakar, savurur kelimelerin;
Gündüz düşlerim zemheride erir.
Hüzünle esen gözlerin üşütür,
Vurur kendi dağımda kırık dallarımdan.
Uzak yollarda bir kelebek ağrısıyla,
Yapraklar savrulur rüzgârından.
Can kırıklarının izleri var yüreğimde,
Göğüs kafesimin kuytusunda bin ahın.
Gözlerinde gizlediğin sözlere dökülür,
Üç kelime dizilir birden: sen, ben, aşkın.
Araya yol girer, zaman girer sonra ölüm.
Üç buçuk günlük ömrüm bir metrekarede.
İçimdeki veda, maziyi sızım sızım sızlatır,
Sessiz bir mısradan geçersin son günümde.
Ne bir mevsim kaldı ne bir gün,
Bitti o yarım kalan sitemli hikâye.
Gözlerimde birikti duman duman dün,
Bu amansız ayrılık senden hediye.
Yıkık bu duvarlar, tavan çökük,
Gönlüm celladını bekleyen garip bir esir.
Söndü ocaktaki o son umut da,
İçime silik bir yüzle yerleşir.
Artık ne gelen var ne yol gözleyen,
Kader vurdu son darbeyi nihayet.
Tükendi ömrümün o deli baharı,
Bu bendeki hüsran, hepten kıyamet.
Halil Kumcu
23 Ocak 2020 / Cumartesi / Ankara