Kandırılmış olarak yaşamak,
Sabahın köründe ölmek,
Elinde kıvılcımlar saça saça,
Son narayı atıp gitmek.
Boğazını yırtarcasına,
Yeri göğü inleterek…
O taş kafalı benim,
Açtığın delikten bahsedersek.
Yanılmak ne fena şey,
Akıllara durgunluk verir.
Kulaklarına bir sır fısıldayayım mı?
En büyük yanılgım seni sevmektir.
Yollar seninmiş gibi,
İpe sapa gelmez şeylerle…
Bastırma sesini sesime,
Küllerimi bana getir dünlerimle.
Şu batan puslu güneş,
Kızılca kıyamet kopardı harbi.
Can kaygısıyla kelime-i şehadet,
Canının derdine düşmüş senin gibi.
Kurşun gibi saplanırsın saat yönünden;
Buna ister alın yazısı de,
İstersen kader…
Heba olup gittin düşlerimde.
Şimdi derinden bir iç geçir,
Şafak sökmek üzere penceremden.
O alaycı gülümsemeni,
İçine sığdır, sığdırabilirsen.
Yediremem kendime bunu, bilesin.
Eğer sağ kalırsam,
Ki içimde öyle bir his var;
Lime lime olsam da artık sana inanmam.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, bazen insan, en çok sevdiklerinde yanılır, farkında olmadan yolunu kaybeder. Bu şiir, o yanılgının, içimde bıraktığı izlerin bir kaydıdır. Belki sen de kendi yanılgılarını hatırlayacaksın okurken; belki bir tebessümle, belki de derin bir iç çekişle… Unutma, yanılmak insana özgüdür. Ama aynı zamanda bize hayatın gerçeklerini gösterir, bizi olgunlaştırır. Söylemek istemediğimiz sözler, içinde sakladığımız kırgınlıklar, aslında ruhumuzun bir parçasıdır. Ben burada, dizelerimde seninle paylaşırken, sen de kendi duygularınla buluşabilirsin. Belki bu şiir sana yalnız olmadığını hatırlatır; belki de sadece bir anlığına kalbine dokunur. Ama emin ol ki her yanılgı bir ders, her kırgınlık bir nefes ve her sessizlik bir anlam taşır.
12 Aralık 2023 / Salı / Ankara