Her gün bir şeyimi yitirir oldum;
Alnımda çizgiler belirdi demin.
Kalbim yara aldıkça kanıyorum,
Parça parça ölüyorum, bildiğin.
Zihnimdeki boşluklar çoğalıyor;
Kimsecikler kalmamış etrafımda.
Rüzgârdaki bir tüy gibi titriyor,
Ruhum üşüyor, savruldukça Huda.
Yaşlılığın gençliği ellili yaş,
Yelkovan akrebe yolda kavuşur.
Yıllar ay gibi aylar gün pürtelaş;
Eskittiğin yüzüme damga vurur.
Hayatın en ıstıraplı dilimi,
Ağladığım gecelerde girdabı;
Tokat gibi bir aşkla geldi resmi,
Maziyi kaybetmenin acı kaybı.
Ağır basınca bedenim üstüne,
Gamlı gönlümden bir heves eksilir.
Kafam sendeler, saçmalar gitmene;
Yanılgılarımdan bülbül incinir.
Yâdıma allak bullak göçer adın,
Nefesim kesilir merdivenlerden.
Derin birkaç kesikle bıraktığın,
Yüreğimin inmediğin dibinden.
Öksüzlük, yetimlik ağrır açtığın,
Ömrüm gölgene sürüklenir o an.
Ciğerlerime sökün eder acın,
Elini söze götürdüğün zaman.
Şu dünyada oluşumun koşulu,
Ölümden kaçma isteği korkutur.
Yollar görünmez, kayalarla dolu;
O da boşluk, girdap gibi soğutur.
Hüzün, beyaz saçlarımın sırdaşı,
Bir düşüm vardı: beraber yaşlanmak.
Geri gelmez yaş, sadece bir sayı;
El ele, kol kola, o gün haşrolmak.
Can er ya da geç, meşk de sensin, aşk da,
Hem başka çıkar yolu yok ki bunun.
Acıtsa da dert de sensin, deva da;
Halilî, beklerken alışır meftun.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Bilmem sen de hiç öyle hissettin mi? Bir sabah uyanıp aynaya baktığında, yüzünde bir çizgi daha bulduğun o anı… İşte ben, o çizgilerde kendi geçmişimi okudum. Zaman, sessizce bir hırsız gibi gelip içimdeki çocuğu aldı, yerine suskun bir adam bıraktı. Eskiden umutluydum, şimdi daha çok düşünüyorum. Yalnızlık artık bir misafir değil, evin sahibi. Aşk desen... hâlâ içimde, ama eskisi kadar gür değil; daha derin, daha sessiz. Belki sen de anlıyorsundur, bir yaştan sonra insan sevmekten değil, kaybolmaktan korkuyor. Bu şiiri yazarken ne birini suçladım, ne kendimi akladım. Sadece içimdeki kalabalığı susturmak istedim. Bazen konuşmak, iyileşmek değil — sadece biraz daha yanmaktır. Ve biliyorum, okuyan her yürek, kendi yangınını bulur bu dizelerde… Çünkü biz, aslında hepimiz aynı yaşın farklı acılarıyız.
8 Ocak 2024 / Pazartesi / Ankara