Kalbi olana zor bir belaymış;
Yaşamak dedikleri aşk acısı.
Yaşını defalarca yakar aynı yerden,
Art arda gelir, çarpar parçası.
Eşen kuyusuna düşer bir gün;
Kanatsız kalmak hepsinden acıdır.
Gitmekle kalmak arasında bir yerde,
Kör eder gözünü, ölüm gibi sıkışır.
Her koyun kendi bacağından asılır.
Geç kaldığın güneş, ufukta üşütür.
Her şeyden bıkmış bir şekilde,
Kolay mıdır vazgeçip gitmek bir ömür?
Islak gözlerle uyumayı öğrenir,
Ten tene değince kalbi yananlar.
Büyüdükçe büyür, mıh gibi kazınır,
Göğüs kafesinin ortasında olanlar.
Şakaklarına yağan karla yürürsün.
Bir türlü anlatamazsın kalbine;
Cehennemi yaşarsın her gün.
Dar gelir dünya bedenine.
Ne vakit düşünsen onu,
O unutulmaz sancı gelir saplanır.
Öyle acıtır solunu, öyle acıtır ki,
Her seferinde şurana eksikliğiyle kazınır.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Ey okur, insanın kalbi varsa bir gün mutlaka aşk acısına düşer. Bunu kitaplar söylemez, ama hayat öğretir. Ben bu şiiri yazarken yalnız kendi yaramı değil, senin içindeki o suskun sızıyı da düşündüm. Çünkü insan dediğin biraz sevda, biraz da ondan kalan izdir. Bakarsın bir gün bir bakış, bir ses, bir hatıra ansızın gelip oturur göğsünün ortasına. Ne söküp atabilirsin, ne de yok sayabilirsin. Aşk dedikleri şey bazen iki insanın kavuşması değil, iki kalbin birbirinde bıraktığı yaradır. Yıllar geçer, saçlarına kar düşer, yollar değişir; ama kalbin bir köşesinde o eski sızı durur. Belki sen de bu şiiri okurken kendi hikâyeni hatırlarsın. Belki bir yüz gelir aklına, belki de içinden sessizce “buna da aşk dediler” dersin. Çünkü ey dost, insan dünyada en çok sevdiği şeylerden yorulur. Ve yine de… kalp bildiğini okur.
13 Ekim 2023 / Cuma / Ankara