Şiirden geriye kalan satırlar:


Gurbet sandığın uzak şehir değil; secdeye varmayan alnının içindeki çoraklıktır.

Aldığın her âh, gecenin karanlığında büyür; sabah olunca kader diye kapını çalar.

Gençlik dediğin şey, ecelin takviminde küçük bir dipnottur.

Dünya, alkışları bol bir tiyatrodur; perde kapanınca herkes kendi karanlığıyla baş başa kalır.

Mezar, toprağın değil; gerçeğin kapısıdır.