Unutulmuş olmaya katlanamaz insan.
Bir söz söylemeye bile mecali kalmaz bu yüzden.
Yaşamaktan usanır; bir bunaltı kaplar içini,
Soluğu daralır durup dururken.
Günlerce kaskatı kesilir yüreğin.
Bir türlü sesini duyuramazsın kör kuyuya.
Bir yığın hatıra gibi bir şey,
Hafakanlar basar güya.
Dünün kayıp hayatında,
Gözünde önce resimler canlanır.
Düğüm düğüm olur boğazın,
İkinci bir insan gibi içinde kalır.
Kitabın arasına konulmuş saçlar,
Eski bir hırkadan çözülen bir yumak gibi.
An gelir, hatırlatır ertelenmiş çığlığı;
Arsızca üstüne sızan sigara kokusunun sahibi.
Öyle acı, öyle keskin bir duygu bu.
Beklenmedik bir andaki karşılaşma,
Zihninde iz bırakan birkaç fotoğraf;
Kalp unutmaz, boşuna uğraşma.
İyisi henüz vakit varken hatırlamak.
Kabir ziyareti yazgısı gelmeden,
Kendine iyi bak; keşke olsaydı ama işte olmadı.
Bunlar bir kaçış yolu, inan ki tamamen.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Ey okur, bilirim senin de kalbinin bir köşesinde unutamadığın bir isim vardır. İnsan bazen yılları unutur, ama kalbinin bir yerinde sakladığı o sesi unutamaz. Ben bu şiiri yazarken yalnız kendi hatıralarımı değil, seninkileri de düşündüm. Çünkü insan dediğin biraz hatıra, biraz da içinden çıkamadığı eski bir sokağın gölgesidir. Bakarsın bir gün bir fotoğraf düşer eline, bir koku gelir burnuna, bir türkü çalar uzaktan… İşte o zaman anlarsın ki kalp sandığımız şey aslında unutmayı hiç bilmeyen bir defterdir. Bu şiir biraz da bunun için yazıldı. Belki sen okurken benim kelimelerimde kendi geçmişini bulursun. Belki de bir an durur, içinden birine sessizce “hakkını helâl et” dersin. Çünkü ey dost, insan dünyada en çok söyleyemediği sözlerden yorulur. Kalp unutmaz… ve bazı hatıralar ömrümüzün sonuna kadar bizimle yürür.
10 Ekim 2023 / Salı / Ankara