Her sala sonrası bir kıvılcım,
Kocaman bir boşluk oluşur kafamda.
Herkes bir gün gider,
O fâni gençliğimden kalan çağımda.
Ateşe gönlümü attın da gittin,
O izlerin sebebi çok derinde.
Boğazıma bir şeyler takılır,
Adının geçtiği her yerde.
Hayatımın ortasından,
Bölüp de gittin.
Öyle gittin işte,
Sol yanımın derinine inerken hasretin.
Yüreğime ses eden hüzün,
Seni benden koparan elveda sonrası,
Yenilmişlik duygusuyla anılarımı acıtır,
Kalbimin her anı hatırlıyor olması.
Şu âlemdeki hasret,
Bir lokmayla demlenir.
İçimden kopardığın bir ah, fersah fersah,
Derin bir yara açar ruhumda, ateşinle közlenir.
Bir kelimeyle dilime değen,
Çınlamıyor mu o kulağın, yanmıyor mu bağrın?
Eyvah ki eyvah bize!
Tesellim o ki seviyormuş gibi yapmadın.
Öyle bir şey var ki,
Yolun sonu başına yakın.
Duydum ki kalabalıklar arasında,
Mezardakilerden bile daha yalnızmışsın.
Şimdi tek başına ağlıyormuşsun,
Hem de kör bir kuyuya adımla.
Senden de gidenler olmuş,
Allah’a ısmarladık, nağmeli bir şarkıyla.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, bazen kelimeler yetersiz kalır; anlatmak istediğimiz, içimizde taşıdığımız yalnızlık ve özlemdir. Bu dizelerde ben, Halil Kumcu, sadece kendi hüznümü yazdım ama inan ki senin de yüreğine dokunacak bir parça sakladım. Hayatın yolları kimi zaman bizi beklenmedik boşluklara bırakır. Sevdiklerimiz gider, hatıralar kalır; ama unutma ki her gidiş, bir öğreniştir, bir sessizliktir, bir duraktır. Bu şiiri okurken kendi hüzünlerini, kendi yalnızlıklarını da gör ve bırak ki bu dizeler senin iç dünyanda bir yankı bulsun. Unutma, giderken bile bir iz bırakırız: bir anı, bir sessizlik, bir söz… Ve bazen, bu izler hayatın en değerli rehberi olur.
1 Şubat 2024 / Perşembe / Ankara