Çok uzaktayım,
Asla olamayacağım yerlerden.
Alıp başımı gitmek istiyorum,
Resmin takılıyor gözlerime aniden.
Zamansız gördüğüm bir düş gibi,
Dönüyorsun üstümde;
Kaygılar sarmış her yanımı,
Kalmadı gücüm, tükendi gitgide.
Kirpiklerimde taşıdığım bulutların,
Bu telaşlı halleri,
Yaktı kül etti,
Yaşamak yordu bende geçen günleri.
Yaralarını taşıyorum yüreğimde,
Bağrıma taş gibi bastım.
Hatıra yangını bu aşk,
Gölgen hâlâ can yoldaşım.
Hiç var olmamış günlerim,
Hayatımın en büyük dramı…
Tek bir kelime canımı acıtıyor,
Aşkındı o… yakan her yanımı.
Gün gelir, eğer bir gün dönersen,
Eskimiş derdimi unuttum bilsin.
Bu aşkın üstünden çok zaman geçti,
Geçmişim olmayı başaramadı, dersin.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Bilir misin, bazı aşklar sönmez… Sadece külleriyle konuşmayı öğrenir. “Hatıra yangını” dedim çünkü bu aşk, ne söndü, ne de yakmayı bıraktı. Zaman geçti, insanlar değişti, şehirler uzaklaştı ama o bir köşede hâlâ yanıyor. Hani bazen eski bir fotoğraf çıkar ya karşına, gözlerin dalar, gülümsemekle ağlamak arasında kalırsın… İşte öyle bir şey bu. Belki senin de vardır, bir hatıraya tutunan bir yanın. “Artık bitti” dersin ama o bitmez, sadece sessizce bekler — senin bir an zayıf düşmeni. Ben de yazdım işte, bir unutamamanın, bir kabullenememenin hikâyesini. Çünkü her insanın içinde, bir zamanlar “çok sevdiğini” hâlâ seven biri yaşar. Ve ben... Ben o birini, hâlâ içimde taşıyorum dostum.
29 Ocak 2024 / Pazartesi / Ankara