Senden geriye kalan hatıralar,
Silinen hayallerde demlenirim.
Ömür fâni; ölümün yaşı yok ki,
Kırık çerçevede birkaç resim.
Gece gündüz gönlüme dert olur,
Bir türlü geçmez kalbimin üşümesi.
Küflü bir hançer hep sol yanımda,
Göz pınarlarımda ayrılığın bestesi.
Üflesen geçerdi belki,
Bu trajik duygu ve olmayan sabah…
Boşlukta bir yaprak gibi savurur,
Arkamdaki dağ gibi bir “ah”.
Kış gibi ölüm de soğuk senin gibi,
Can yoldaşım bu ağustos sıcağında.
İçimdeki ses, bu ışık, bu ıstırap,
Allah’a çekiyor her adımda.
Bir garibin son notları bunlar;
Bir gidişin hikâyesi düşerken.
Dudaktan kalbe gül rengi,
Beşinci mevsimde yüzüme vururken.
İkinci bir yaşam var mıdır ki?
Sen ölü doğmuş sevgilisin…
O saat son kez döner,
Ve ocağıma düşer gül cemalin.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, belki bu dizelerde kendini bulacaksın; belki de bir başkasının hüznüne ortak olacaksın. Bil ki her satır bir ah, her kelime bir sessiz çığlık… Ama unutma, yüreğinde taşıdığın her acı, aynı zamanda hayatın bir parçası. Ben buradayım, sen buradasın ve biz, kelimelerin arasındaki o sessizlikte buluşuyoruz. Okurken hissettiğin her titreme, her iç çekiş, aslında yaşamın kendisiyle temasımızdır. Ve bil ki gidişler ne kadar acı verse de, her son bir hatıra, her hatıra bir çiçek… Şimdi, bırak bu dizeler sana dokunsun; ama kalbini kapatma… Çünkü sevda, hep bir şekilde geri döner.
8 Ağustos 2024 / Salı / Ankara