Sokak köpekleri ulumaya başladı yine,
Bu kasvet, bu efkâr kahrolsun.
Yaralarıma tuz basan,
Meyhanede demlensin azap suyun.
Zaman donmuş gibi,
Kandilin alevinde tutuştu nida,
Kalan şu birkaç yıllık ömrüm,
Hıçkıra hıçkıra ağladı anadan doğma.
Kanat çarpan güvercinler,
Telaşla bağırıyor zindanda.
Sokak kapısı gıcırtısı,
Yüreğimi cız ediyor her satırda.
Saçın sakalıma karışmış,
Burcu burcu kokuyor,
Gecenin o vaktinde, o çıplak ayakla,
Günah yükü hayat yolculuğu başlıyor.
Avuç açtım son lokmaya meyhaneci,
Ne var ki bu büyük günah,
Ölüm döşeğinde nikâh,
Hayatımın yasak meyvesi eyvah.
Çile getirir biçare hayatıma,
Avuç açtırır üç beş meteliğe.
Hesap hatası ilahi adaletten döner,
Zindan başı kulağımı çınlatır ekmeğe.
Uzun ince bir yol bu tefeci,
Bunun iti var, uğursuzu var illaki.
Vasiyeti fısıldar kundaktaki bebekliğimin,
Dumanım tüter çul çaputta belli ki.
Tozunu yele verdim sabahına,
Azap kapısında diz çöktüm.
Aksakalıma kazınan ellerinin,
Bir avuç toprağına tek başıma gömüldüm.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur… Hayat bazen öyle bir yol gösterir ki insan kendini bir labirentin ortasında hisseder. Adım attığın her köşe, her sokak, bazen günahını hatırlatır, bazen de vicdanını sarsar. Biliyorum, sen de zaman zaman kendi yüklerinle, kendi hesaplarınla baş başa kaldın. Bu şiiri yazarken, o içsel çarpışmaları düşündüm; zamanın donduğu, kalbinin acı ve kasvetle dolduğu anları… O anlarda her nefes, bir hesap, her bakış bir pişmanlık gibi gelir insana. Ama unutma; şiir, sadece acıyı değil, aynı zamanda farkındalığı da taşır. Her günah, her hata, insanın kendi iç dünyasında bir öğretmendir. Ve bazen, o yükü kabul etmek bile, ruhun en derin rahatlamasıdır. Bu şiir, o hesaplaşmanın, o kasvetin ve o sessiz teslimiyetin kaydıdır. Okurken belki sen de kendi günahlarını hatırlayacaksın, ama bil ki her yük, bir gün hafifler ve insan yeniden nefes alır.
2 Ekim 2023 / Çarşamba / Ankara