Yüzyıllık kederim tüter, yastayım.
Gizlice aşkına yanar, ağlarım.
Yürekten fışkıran binlerce ahla,
Ardından gurbeti yaşar gözyaşım.
Ararken sahile vurdu hayatım,
Kurudu, biçare düştü yaprağım.
Rüya gibi geçti yazgım gözümden,
Gel artık ardımdan, sökül gözyaşım.
Dünyada her vuslat kanlı, vah başım.
Duyana kadar yarayla yaşarım.
Hayat başında kurmuş bize pusu,
İster istemez aldandı gözyaşım.
Bilesin gülüm, körkütük aşığım.
Sürgünde giden yılımda yarımım.
Darlanma, ölüm hükmünü verecek,
Celladım yolunu gözler gözyaşım.
Aynada söze dökülür baktığım,
Mezarında kaynar solumla sağım.
Sırtımdan dile kelepçe vurdular,
Beni aciz bıraktılar gözyaşım.
Sözde ismini yüzüme kazıdım.
Kalbim yitirdi, dağlıyor bahtsızım.
Severken ayrılmamak vardı hani,
Apaçık o imkânsız şey gözyaşım.
Dermanı yazmış olsaydın arardım.
Koşar gelirdi yanına varlığım.
Gönül eyvahlarla, hicranla doldu.
Kahrından bezgin akarsın gözyaşım.
Balkonda uçuşan gönül kuşlarım,
Tümden kopardı içimden yalnızım.
Bütün bütün zayi ettin sevdamı,
Temelsiz ömrün yolunda gözyaşım.
Halil Kumcu
📍Şair Notu: Sevgili okur, bazen kelimeler yetmez duygulara; bazen de yalnızca yürek susar. Bu dizelerde ben, Halil Kumcu, kendi gözyaşımı, kendi kırıklıklarımı yazdım; ama inan ki, okurken senin de yüreğine dokunacak bir parça bıraktım. Hayat, çoğu zaman bizim kontrolümüzde olmayan yollar açar önümüze. Sevdiklerimiz gider, geride kalan biziz ve içimizde bir boşluk. Ama unutma, her boşluk, her hüzün, her kayıp bir öğretidir, bir duraktır. Oku, hisset ve kendi yoluna yansıt. Çünkü her gözyaşı, her sessizlik, her özlem, hayatın en samimi rehberidir. Ve belki de “gözyaşım” dediğimiz şey, aslında içimizde taşıdığımız umudun ve sevginin yankısıdır. Bu şiirle sana anlatmak istediğim: Acı da olsa, hasret de olsa, her yaşanan, her kopuş, bir şekilde insanı tamamlar. Okurken hissedeceğin o sarsıntı, aslında senin kendi içindeki boşluğu bulmandır.
2 Şubat 2024 / Cuma / Ankara